göknur eser türkmen işletme analizi işletme koçluğu başarı öyküleriGÖKNUR ESER TÜRKMEN
LOTİS PHARMA

“ İşinden keyif almak isteyen herkese öneririm. ”

Emeklilik dönemimize yakın elde edeceğimizi sandığımız büyük gelirleri ya da uzun döneme yaydığımız gelişim planlarını çok kısa sürede olabildiğini görmekten heyecanlıyız. Özgür Kaşifler İşletme Koçluğu programını işini geliştirmek ve keyif almak isteyen her kese tavsiye edebilirim. Hatta yüksek beklentilere bile kolaylıkla cevap verebilir. Düzeltiyorum, iş sahibi işinin nasıl olmasını istiyorsa Özgür Kaşifler ona bunu inşa edebilmek için yeterli bilgiyi verecektir.


Lotis Pharma, dermatoloji ve plastik cerrahi branşlarındaki doktorlara, güzellik merkezlerine ve eczanelere yönelik, 5 uluslararası markanın 100’den fazla dermokozmetik ürününü ithal etmekte ve satış organizasyonunu yapmaktadır. Şirket sahipleri Kubilay ve Göknur Türkmen, sıradan bir satış firması olmanın ötesinde, doğru bilgi ve kaliteli hizmet politikasıyla, tüm Türkiye’de bilinen ve güvenilen bir şirket olmayı hedefliyorlar. Özgür Kaşifler’le tanışıp, İşletme Koçluğu almaya başladıktan sonra bakın ne gibi değişimler yaşamışlar.
Göknur Hanım ile yaptığımız röportajdan bazı alıntılar:

“ ... Özgür Kaşifler’in işletme koçluğu programı her hangi bir marketing programına, diğer şirket danışmanlıklarına sözün kısası benim bildiğim başka bir sisteme benzemiyor. Paraya ya da maddeye odaklanmak yerine size yani insana odaklı. ”

“ ... Bir yıl içerisinde firmamız olması gereken yapısal değişimi yaşadı. Bu zor ve zahmetli bir süreçti. Bu değişimi yaşarken Özgür Kaşifler yolumuz üzerindeki ışık gibiydi. ”

“ ... Birbirinden bağımsız küçük değişimlerin bile genel işleyiş üzerinde yaptığı olumlu değişimleri görmekten keyif aldık. ”

“ ... Emeklilik dönemimize yakın elde edeceğimizi sandığımız büyük gelirleri ya da uzun döneme yaydığımız gelişim planlarını çok kısa sürede olabileceğini hissetmekten heyecanlıyız. ”

“ ... İş yerinizin yeniden inşa eden mimar bizzat siz olursanız, başka birine danışma ihtiyacınız o kadar azalacaktır. ”

“ ... Bu programını işini geliştirmek ve keyif almak isteyen her kese tavsiye edebilirim. Hatta yüksek beklentilere bile kolaylıkla cevap verebilir.Düzeltiyorum, iş sahibi işinin nasıl olmasını istiyorsa Özgür Kaşifler’in programı ona bunu inşa edebilmek için yeterli bilgiyi verecektir.


Özgür Kaşifler ile nasıl tanıştınız?
Eşim Kubilay Türkmen’in Subegüm Hanım'la bir sosyal projede tanışması sırasında böyle bir program olduğunu öğrendik. Aslında içinde bulunduğumuz günlerde işimizi yeniden yapılandıracak bir şeyler yapma arayışında olduğumuz için programa tereddütsüz katıldık.

Bu programa başladığınızda firmanız ne durumdaydı?
Önemli değişimlerin arifesinde idik. Firmamız, marketing partnerliği yaptığımız başka bir firma ile göreceli bir ortaklık içindeydi. Bu ortaklığı sonlandırıp tamamen bağımsız çalışmak üzere zemin hazırlıyorduk.

Bu süreçte uygulamada ve öğrenmede hangi aşamalardan geçtiniz? (Nelerle karşılaştınız?, Nasıl çözdünüz?)
Öncelikle bu programa başladığımız günlerde ve bir yıl içerisinde firmamız olması gereken yapısal değişimi yaşadı. Bu zor ve zahmetli bir süreçti. Bu değişimi yaşarken Özgür Kaşifler yolumuz üzerindeki ışık gibiydi. Aslında firmanın yaşadığı mecburi değişim (ortaklığın sonlanması) sırasında yeni firma yapımızı Özgür Kaşifler’in programı ile idealize etmek son derece keyifli idi.

Bu süreç içerisinde kendi adıma birkaç konunun sıkıntısını duydum. Günlük yapılması gereken işler içerisinden çıkıp, iş geliştirme çalışmaları için 'işin üzerinde çalışma' zamanı ayırmakta zorlandım. Zaman zaman yeteri kadar programa çalışamadığım için vicdan azabı duydum. Ama iyi giden bir şey vardı; işime Özgür Kaşif bakış açısından bakmaya başlamıştım. Bu bakış açısı bile problemleri çözmede oldukça yardımcı oluyordu. Burada söylemeden geçemeyeceğim bir konu var. Özgür Kaşif bakış açısı ile bakmaya başladığınızda sorunlara daha önce baktığınızdan farklı görmeye başlıyorsunuz ve bu farklılık bile sizi bazen kolayca çözüme götürüyor.

Bir de bu program ile gelen değişimin çok geniş ve kapsamlı bir değişim olduğunu anladığım gün biraz ürktüm. Nedeni yapmamız gereken çok iş var ve benim gibi aceleci ve aktif karakterli biri için çok uzun bir süre gibi geldi. Ve sonrasında anladım ki bu değişim süreci gerekli ve bunu yaşamamız gerekiyor. Ve bu süreci yaşadığımız her gün yeni bir şeyler öğrenmeye ve değişmeye devam ettik.

Bu 1 yılda kendinizde ve işletmenizde gördüğünüz en büyük değişiklik ne oldu?
Bizim firmamızda değişim gerçekten büyüktü. Bir yıl içerisinde bizi gerçekten geleceğe taşıyacak büyük sistemi oluşturamasak da ki bu oluşum süreci içindeyiz. Birbirinden bağımsız küçük değişimlerin bile genel işleyiş üzerinde yaptığı olumlu değişimleri görmekten keyif aldık.

Ancak bana göre en büyük değişim şu idi. Biz işimiz gereği donanımlı bir satış ekibi ile çalışıyoruz. Ve içinde bulunduğumuz dermo-kozmetik ve kısmen üst düzey kozmetik sektörü her zaman iyi ve deneyimli satış personeli sıkıntısı duyar. Bu sebeple geçmişte, yetiştirmiş olduğumuz personeli kaybetme veya elde tutmak için ekstra efor sarf etmek durumundaydık. Geçtiğimiz süre içinde ve değişen firma tablosu içinde gördük ki bizden hiç kimse ayrılmak istemiyor. Hatta daha büyük değişim ise sektörde iyi olarak nitelediğimiz firmaların çalışanlarından bol bol iş başvurusu alıyor olmamız oldu. İçeridekilerin değişimi fark etmiş olmaları daha olası iken, dışarıdan birilerine iyi olduğumuzu hissettirmek son derece gurur verici idi.

Bu programa başladıktan sonra işinizle ilgili gelecek planlarınızda ne gibi değişikler oldu?
İlk gün gelecekle ilgili yapmış olduğumuz planlarda çok fazla değişim yok. Sadece mütevazılığı bırakıp beklentilerimizin daha hızlı ve güçlü bir şekilde olmasını bekliyoruz. Emeklilik dönemimize yakın elde edeceğimizi sandığımız büyük gelirleri ya da uzun döneme yaydığımız gelişim planlarını çok kısa sürede olabileceğini hissetmekten heyecanlıyız.

Özgür Kaşif’in Koçluk Programı’ndan sonrasını değerlendirdiğinizde firmanızda ve hayatınızda başka ne gibi somut değişiklikler yaşamaya başladınız?
Benim hayatımdaki önemli değişimlerden biri eşimle olan iş ortaklığımızda sağladığımız barış süreci idi. Farklı iş karakterlerinde olmamız işle ilgili kararlar alırken ve uygulama aşamasında sorun yaşamamıza sebep oluyordu. Zaman zaman bu anlaşmazlıklar evdeki huzurumuzu da bozuyordu. Hatta kendine çok saygı duyduğum eşimin eleştirilerinin nihayetinde aynı iş yerinde olamayacağıma karar vermiştim. Ta ki Özgür Kaşifler ile tanışana dek. Bu sayede eşim benim vizyoner iş karakterime saygı gösterip destek vermeye başladı. Bense onun katı sistemci yönetici karakterini anlamaya başladım ve sistemleri birlikte oluşturmaya başladık. Şimdi gelişim yönü konusunda hiçbir fikir ayrılığı yaşamıyoruz. Sadece bazı günlük konularda ayrı fikirler ortaya koysak da bu durum işimizin dinamizmini sağlıyor. Aynı fikirlerin üretildiği ortamlarda daha az değişim yaşanır diye düşünüyorum.

Ve en önemlisi fark ettik ki biz iki ayrı güçlü kişilik olarak yaptığımız iş ortaklığında tek bir güçlü firma sesi olmayı başarabiliyoruz.

Bu bir sene içinde sonucunu tam olarak ölçümleyebildiğiniz ne gibi başarılarınız oldu?
Stratejik hedeflerimizi örneğin satış rakamlarını yakalamak, müşteri memnuniyetini yükseltmek ve tanınabilirliğimizi artırmak gibi özetleyebiliriz.

Beni daha çok mutlu eden şeylerden biri ise şirket içinde küçük bir problem olduğunda Özgür Kaşifler çözümlerini uygulayıp sonrasında bu sorunla bir daha karşılaşmamak oldu. Ve bence küçük sorunlara kalıcı çözümler üretebilirseniz büyük sorunların da üstesinden gelebilirsiniz. Ve aynı basit yollarla ve sadece kendi firmanız için hazırladığınız sistemle bunu yapabilirsiniz.

Özgür Kaşif İşletme Koçu çalışmalarınızda size ve firmanıza nasıl yardımcı oluyor?
Koçumuz için söyleyebileceğim, sadece Özgür Kaşif İşletme koçumuz olmadığıdır. Moda tabiri ile zaman zaman yaşam koçluğumuzu da yapmakta. Tabi ki ondan böyle ekstra bir talebimiz yok. Hatta onun da bunun için ekstra bir çabası yok her şey spontane gelişiyor. Bir süre sonra telefonda sesini özlediğiniz bir dost haline geldi. Sanırım Özgür Kaşif koçluğu yapmak çok hayata dair bir şey. Özgür Kaşifler’in programı her hangi bir marketing programına, diğer şirket danışmanlıklarına sözün kısası benim bildiğim başka bir sisteme benzemiyor. Paraya ya da maddeye odaklanmak yerine size yani insana odaklı. İnsan psikolojisi, sosyoloji gibi birçok beşeri bilimden taban almış bir sistem.

Koçluk hizmetini telefon üzerinden yani telekoçluk olarak almanız size nasıl bir kolaylık ve avantaj sağladı?
Açık söylemek gerekirse başta bu telefonla olmayacak bir iş gibi düşündüm. Karşılıklı gelmeden beni anlayacak birini hayal edemiyordum. Belki de Türk insanı olarak samimiyeti seven yüz yüze sohbetleri arayan bir toplumuz. Ancak karşılıklı yapılan bu samimi sohbetlerde her zaman maksada ulaşılmadığını hatta konuya bağlı olarak her zaman istenen verimin alınmadığı görülür.

Telefon toplantılarında ise zamanınız önceden belirlidir. Telefonun ucundaki kişinin sesinin dışındaki ayrıntıları bilmezsiniz, doğal olarak da uğraşmazsınız. Uğraştığınız tek şey önceden belirlediğiniz o günün konusudur. O toplantı için ofisinize biri gelmeyeceği için ofisi ya da kendinizi toparlamak zorunda değilsinizdir. Bir yere gitmek ya da size gelen birinin trafikte gecikmesini beklemek durumunda olmazsınız. Tam saatinde telefonunuz çalar ve toplantınız başlar. Tek yapmanız gereken sekreterinize bir saat boyunca size telefon bağlamamasını söylemektir. Bu müthiş bir zaman tasarrufu hele benim gibi yapacak işi çok olanlar için…

Sizin gibi kurumsallaşmak isteyen fakat henüz programa başlamamış ya da Özgür Kaşif’in Yol Haritası programına başlamak konusunda tereddütleri olan iş sahiplerine neler tavsiye edersiniz?
Özgür Kaşif’in Yol Haritası programını işini geliştirmek ve keyif almak isteyen her kese tavsiye edebilirim. Hatta yüksek beklentilere bile kolaylıkla cevap verebilir.Düzeltiyorum, iş sahibi işinin nasıl olmasını istiyorsa Özgür Kaşif koçluğu ona bunu inşa edebilmek için yeterli bilgiyi verecektir.

Belki en büyük yanılgı ne olacaktır biliyor musunuz? Bu değişimi, Özgür Kaşif programının kendisi tarafından otomatik yapılacağını düşünmek, koçunuzun tüm problemlerinizi çözeceğini zannetmek ve kısa süre sonra mükemmel iş yerinin sahibi olacağımızı hayal etmektir.

Gerçek şudur – ki ben bunu programa başladıktan hemen sonra fark ettim-; her firma kendi sistemini ve kendi gelişim yolunu kendi bulmalıdır. Aslında sistemin anahtarları size ilk günden verilmeye başlanır. Ancak inşa ettiğiniz büyük binanın kapılarına doğru anahtarı uydurmak sizin işinizdir. Belki de binanıza gereksiz kapılar inşa etmişsinizdir. Bunu dışarıdan biri asla göremez en fazla nasıl açılacağı konusunda sizi uyarır. Oysaki siz gereksiz kapıları ortadan kaldırır, kolay ulaşılan yeni koridorlar oluşturursanız zaten fazlaca anahtara ihtiyacınız olmayacaktır.

Bir de tabi ki iş yerinizin yeniden inşa eden mimar bizzat siz olursanız, başka birine danışma ihtiyacınız o kadar azalacaktır. Çok bilinen ama tekrar etmeden geçemeyeceğim bir şey daha eklemek istiyorum. Bir adama balık tutmayı öğretmek mi, yoksa balık tutup eline vermek mi daha hayırlıdır. Cevabı hepimiz biliyoruz.

Masamın üzerinde her zaman gözümün önünde olan şu özlü sözü size okumadan geçmek istemiyorum…

‘Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini sonra hürriyetlerini ve daha sonra istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.’
M. Kemal ATATÜRK

Bunun üzerine söyleyecek başka bir söz bulamıyorum röportajınız için teşekkür ederim.

Biz teşekkür ederiz, nice başarılarınızı birlikte kutlamayı diliyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir